Neden Serendipçe ?
Neden Serendipçe ?
“Serendipçe” ismi, kökenini Serendip'in Üç Prensi adlı eski bir Doğu masalından alır. Bu masalda üç prens, çıktıkları yolculuklarda aradıkları şeyleri bulamazlar belki; ancak dikkatleri, merakları ve farkındalıkları sayesinde hiç beklemedikleri değerli keşiflerde bulunur, ummadıkları gerçeklerle karşılaşırlar.
Hayat da çoğu zaman böyledir. Bazen en karanlık görünen dönemlerimizde, kayıplarımızın, ayrılıklarımızın, belirsizliklerimizin ve çıkmazlarımızın içinde yeni bir yön keşfederiz. Aradığımız cevapları bulamasak bile, beklemediğimiz bir yerde bir umut ışığıyla, kendimize dair hiç bilmediğimiz yanlarımızla, yeni bir anlamla ya da uzun zamandır unuttuğumuz gücümüzle karşılaşabiliriz.
Serendipçe Danışmanlık, adını işte bu yolculuktan alır ve bu anlayışla kurulmuştur. Serendipçe; yaşamın beklenmedik anlarında ortaya çıkan farkındalığın, umudun ve dönüşümün adıdır.
Danışmanlık sürecini yalnızca sorunları çözmeye yönelik bir yolculuk olarak değil; kişinin kendine doğru çıktığı, bazen beklenmedik güzelliklerle karşılaştığı bir keşif yolculuğu olarak görebiliriz.
"Gözleri açık olanlar için her iz bir hikâye, her karşılaşma ise yeni bir keşiftir."
"Bazen yolcu, aradığı hazineyi bulamaz; fakat yol ona, hazineden daha değerli bir bilgelik sunar."
Serendip, yalnızca bir masalın adı değil; sonsuz gökyüzünde sessizce yolculuğunu sürdüren bir asteroidin de adıdır. Varlığı, evrende hiçbir şeyin tesadüf olmadığını fısıldar. Her şey kendi yörüngesinde, kendi hikâyesini taşır. İnsan ruhu da böyledir. Tıpkı evrende kendi yolunu çizen bir gök cismi gibi...
Serendipçe; keşiflerin, farkındalıkların ve yeni başlangıçların simgesidir. Serendipçe Danışmanlık, insanın kendi iç evrenine yaptığı bu yolculuğa eşlik etmek için kurulmuştur.
Çünkü bazen hayatın bize sunduğu en değerli armağan, aradığımız şeyi bulmak değil; yolculuk sırasında kendimize rastlamak ve uzun zamandır aradığımız kişinin aslında kendimiz olduğunu fark etmektir.
Öykü Dedebaş